Kış baslamak üzeredir.
Kızılderili topluluğu şefin etrafina toplanmış, kışın sert mi yoksa yumuşak mı geçeceğini öğrenmek isterler. Geleneksel yeteneklerini dedelerinden bu yana çoktan kaybetmiş bulunan şef işi sağlama almak için kışın sert geçecegini ve mümkün olduğunca fazla odun toplamalarını söyler kabilesine.
Akıllı bir adam olan şef birkaç gün sonra yakınlardaki meteoroloji istasyonuna telefon eder: “Bu kış soğuk mu geçecek sizce?”
Meteorolog cevap verir: “evet, oldukça sert geçecege benziyor.”
Bu cevabı alan şef derhal kabilesine döner ve kışın çok sert geçeceğini, daha çok odun parçası toplamaları gerektiğini söyler. Bir süre sonra meteoroloji istasyonunu tekrar arar ve sorar: “kış hala soğuk mu geçeceğe benziyor?”. “evet” der karşıdaki: “oldukça soğuk geçeceğe benziyor.”
Şef kabilesine döner ve sadece odunları değil bulabildikleri her çalı-çırpıyı toplamalarını ister. birkaç gün sonra meteoroloji istasyonunu tekrar arar: “kışın sert geçeceğinden gerçekten emin misiniz?”.
Adam: “kesinlikle. bugüne dek yasanan en sert kışlardan birini yaşayacağız gibi görünüyor.” “nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz ?” diye sorar şef.
meteorolog yanıtlar: “Kızılderililer çılgınlar gibi odun topluyor!”
yoldan geçiyordu, durdu…
bir bahçe vardı…
donuk adımlarla, adım-adım bahçenin duvarına yöneldi…
donuk gözlerle çiçeklere baktı, baktı…
çiçekler sıcaktı…
donmuş bir sesle bahçıvana sustu:
-bu çiçekler kesilecek mi? bu çiçekler gidecek mi?
bahçıvan dizlerine bahçeyi çöktü…
yüzüne çiçekleri döndü…
bir ışık yanmıyordu, yandı, söndü…
elleri gözlerine baktı, gözleri ellerine aktı…
gözleri ellerini gördü..
elleri kördü…
sönen ışık yandı…
yanan ışık söndü…
dün yağmur yağacaktı, gün döndü, yarın yağdı,
bugün dindi…
ağlayacaktı…
kim anlayacaktı?
- ansızın -
ben sensiz olanlara seni aratıyorum,
ben sensiz kalanlara seni yaratıyorum,
seni saklayacağım, seni yazıp-andıkça
kendimi çoğaltıyor, seni kuşatıyorum.
unutturmayacağım, seni yaşatacağım,
kendimi çoğalttıkça seni kuşatacağım,
her zamanda, her yerde sen bende yasadıkça
sen evreninde sana seni aratacağım.
[Flash 9 is required to listen to audio.]
10 oynatma

bilmem, duygusal da olabilirim.
The Platters- Only You
İnsan ada değildir, bütün de değildir tek başına, Anakara’nın bir parçası, okyanusun bir damlasıdır; bir kum tanesi bile alıp götürse deniz, küçülür Avrupa, sanki kaybolan bir burunmuş, dostlarının ya da senin bir yurdunmuş gibi; bir insanın ölümüyle eksilirim ben, çünkü bir parçasıyım insanlığın; işte bu yüzden hiç sorma çanlar kimin için çalıyor.